PAYLAŞ

FEDADemokratik Alevi Federasyonu, CHP’nin Avrupa’daki Kızılbaş Alevileri çembere alma herakatı başlattığını açıkladı. CHP’nin devletçi geleneğinin altını çizen FEDA, “CHP’nin Avrupa’da gerçekleştirmek istediği Darül CHP-Kemalist huruç harekatının geri püskürtülmesi gerekiyor. Müzakere sürecine karşı oluşturulan kuşatma harekâtı özünde Kürtlerin ve Kızılbaş-Aleviler ile devrimci-sosyalistlerin statüsüne karşı geliştirilen oyundur. Arkasında durmak tarihin lanetlileri içinde yer almakla eş anlamlıdır” dedi.

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), yaptığı yazılı bir açıklama ile CHP’nin Avrupa’daki Kızılbaş Alevileri çembere alma herakatı başlattığını açıkladı. CHP’nin örgütlenmeyi hedeflediği Belçika, Fransa, İngiletere, Hollanda, İsviçre, Avusturya, Kanada, Rusya ve ABD’de birlikler oluşturmayı planladığını belirten FEDA, Almanya’daki çalışmaların da SPD’nin desteğiyle yürütüldüğüne dikkat çekti. CHP’nin Almanya’da Berlin, Münih, Hamburg, Mannheim, Frankfurt, Bremen ve Nürnberg’de toplam 8 CHP birliği kuruluşunu gerçekleştirdiğini ve İsviçre’nin Zürich kentinde de bu çalışmalarını sürdürdüğüne dikkat çekti.

FEDA açıklamasında CHP’nin bu programının uluslararası kuşatma konsepti olduğu belirtildi ve Almanya’da SPD’nin konseptin içinde yer aldığı, milletvekillerinin de aktif olarak açılışlara katıldığı vurgulandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gürsel Tekin, milletvekkilleri Ali Demirçalı, Erdal Aksünger, Durdu Özbolat, Müslim Sarı, Mehmet Ali Ediboğlu, Süleyman Çelebi, Orhan Düzgün, Parti Meclis üyesi Ülkü Caner ve çok sayıda SPD yöneticisi ile birlikte kentlerde aktif STK temsilcilerinin katıldığı bir kuşatma harekatının başlatıldığını kaydetti.

ERİMİŞ BİTMİŞ ALEVİLER KULLANILIYOR

FEDA, yurtdışında “huruç harekatına katılanların tümünün de kendini inkar eden, ait oldukları Alevi ve devrimci demokrat toplumu nezdinde erimiş-bitmiş, CHP içinde yer alarak varlıklarını sürdüren, aslında ihanette hicap duymayan akıncı-sipahiler takımı olduğunu” belirtti.

“Avrupa koordinatörü ise Tuncelili devşirme Ali Kılıç’tır” diye devam eden FEDA açıklaması, “CHP tekçi-ırkçı-faşist Türk ulus devletin kurucu partisidir. Sadece sivil parti değildir, aynı zamanda askeri bürokratik yapısıyla da tekçi-ırkçı-Türk ulus devletinin çok yönlü kurucu ağa-babasıdır. Ulus devlet, Türk etnik yapısı üzerinde hâkimiyetini gerçekleştirdikten sonra desteğini aldığı bütün diğer inanç ve etniki kimlikleri ya katliamla-soykırımla bitirmiş, bitiremediklerini de batı illerine, Türk halkının hakim olduğu şehirlere sürerek asimilasyona tabi tutmuştur. Bu süreçte en fazla soykırıma tabi olan yer Dersim eyaletidir. Mecburi iskânla, kök koparma yöntemiyle gerek batıya, kara vagonlara bindirilip gönderilenler, gerekse Avrupa’ya işçi olarak gelenler tarihiyle-inancıyla-kimliğiyle köklü kopuşu yaşayarak kendisine yabancılaşmış, Türkleşme, Kürt kimliğini reddetmek, inanç inkârı, aslına yabancılaşmakla yaşamı idame yolunun mecburiyeti önlerine konulmuştur” dendi.

Açıklamada, Dersim Soykırımı ardından “Kemalist ulus-devletin kurucu partisi, askeri bürokratik, ırkçı-faşist CHP’nin Dersim’de nasıl hakimiyet sağladığını, Dersim gerçekliğine doğru yaklaşıldığında sonucun rahatlıkla kavranabileceği” ifade edildi.

Aynı şekilde Dersim katliamına benzer yanıyla Maraş’ta Kürt Kızılbaş-Alevilere yönelik 1978’de gerçekleştirilen katliam sonunda Dersim trajedisine benzer sonuçların kendisini gösterdiği de vurgulanan FEDA açıklamasında devamla şunlar belirtildi:
”Direnenlerin çoğunlukta olduğu gerçeği yanında, aslını inkâr, haramzadelik, ihanete hızla koşmak, çirkince ve ahlaksızca gerçekliğini reddetmek özellikle Pazarcık-Elbistan Kürt Kızılbaş-Alevilerin bazı kesimlerince kabul edilen kaçış olmuştur.

CHP’nin yurt dışındaki atağı, bir türlü kültürüyle, geçmişiyle, kimliğiyle, inancıyla buluşamayan Kürt Kızılbaş-Alevilerin dağınıklığından istifade edilerek kafa bulanıklığı içinde kıvranan tarumar olmuşları devşirmek, özgürleşmeyi ve özgür yaşamın yakın öngünlerine ulaştığımız bu günlerde gerçekleşiyor olması oldukça düşündürücüdür.

Dersim’de Hüseyin Aygün, Kamer Genç, Amed’de Sezgin Tanrıkulu, Maraş’ta Durdu Özbolat, CHP içinde Kürtlerin iki farklı inancına-kimliğine göre endazesi iyi ayarlanmış, her an böğrümüze saplanmaya hazır paslı, sapı CHP’nin Kemalist ırkçı zihniyetinin elinde bulunan, birer hançerdirler. Bunların özellikle ülke içinde ve yurt dışında Kürt Kızılbaş-Alevilere dönük ikiyüzlü ve sinsi birer Truva atı görevini üstlenmeleri manidardır. Bunlara teşne olanlarda Avrupa’da ortaya çıkıyorlar. Almanya’da, İsviçre’de, Belçika’da giderek CHP’nin yurt dışı örgütlenme atağının çemberinde olan tekçi-ırkçı-faşist Darül Kemalist-CHP politikası devşirmeler eliyle hızla oturtulmaya çalışılacak, barışa doğru evrilmesi kuvvetle muhtemel olan sürece karşı Kemalist ulusal uyanışı canlandırmakta kirli potansiyel güç olacaklardır.”

CHP, ‘ALMANYA GÜÇ BİRLİĞİ’Nİ HEDEF TAHTASINA KOYDU

FEDA, CHP’nin yıllardır arzu edilen ve oluşturulan Almanya Güç Birliği’ni hedef tahtasına koyduğunu belirtti. Almanya Güç Birliği’nin giderek Avrupa’ya yayılma olasılığının kesin olduğu bir birlikteliğin önüne geçerek engellenmenin hedeflendiğini kaydedilen açıklamada, “CHP’nin huruç harekâtı oluşturulan güç birliğini dağıtma çabasıdır. Süreç, hızla kaotik ve karmaşık hale doğru itilmeye çalışılıyor. Şovenist Kemalist ulus devlet çetesinin akıl hocalarının kullandığı dil üslup oldukça çarpıcıdır; devrimci-demokrat-sosyalist ve inanç kesiminden kitlelere dönüktür çift çatallı dilleri. Beyin ve zihin çarpıtmasına yöneliktir. İfadeler çarpıcıdır ‘Demokrasi ayaklarımızın altından bir kere kaydımı o bir daha geri zor gelir’ söylevini çeken Gürsel Tekin’in hangi demokrasiden söz ettiğini bizler gayet iyi biliyoruz. Bahsedilen demokrasi, CHP’nin katliamcı, yalana, inkâra, soykırıma dayalı ikiyüzlü çirkin ve çirkef devlet zihniyetli demokrasisidir(!) CHP sahtekâr sol jargonu da kullanmakta, kitlelere devrimci üslupla yönelmektedir” denildi.

CHP içinde Kürtlere karşı en inkarcı ve şoven çıkışların yaşandığı ırkçı-Kemalist takımın seslerini daha da yükselttiği bu günlerde Kürt Kızılbaş-Alevilere ve devrimci demokratlara karşı akıncı-sipahi birliklerin başında bulunan devrişme takımının nedense cevap vermede pek de cüretkar olmadığı eleştirisi de yapıldı. Sosyal demokrat etiketli partilerin ırkçı gürühun karşısında adeta dut yemiş bülbüle döndüklerini de vurguladı.

CHP’nin ırkçılıkta MHP’yi aşan bir durumda olduğu da vurgulanan FEDA açıklamasında, “CHP’nin ulusal Kemalist takımı örgütlü olarak basın karşısında inkârcılıklarının arkasında olduklarını, Kürtlere karşı soykırımcı zihniyetin tezahürü olan; ‘Türk ulusuyla Kürt milliyetini eşit, eş değerde gördüremezsiniz’ söylemini cesurca (!) savunan Birgül Ayman Güler arkasına aldığı grup desteğiyle ırkçılıklarını üst düzeye taşırmakta daha da pervasızlaşırlarken devşirme ve Truva atı gönüllüleri tek karşı söz etme cesaretini gösteremediler” dedi.

CHP’nin Avrupa’da gerçekleştirmek istediği “Darül CHP-Kemalist huruç harekatı”nın geri püskürtülmesi gerektiğinin önemle altını çizen FEDA, “CHP’nin kandırdığı onurlu Kürtler ve Kızılbaş-Aleviler oluşumda yer almamalılar. Müzakere sürecine karşı oluşturulan kuşatma harekâtı özünde Kürtlerin ve Kızılbaş-Aleviler ile devrimci-sosyalistlerin statüsüne karşı geliştirilen oyundur. Arkasında durmak tarihin lanetlileri içinde yer almakla eş anlamlıdır. CHP, Avrupa’da umduğu bulmamalı, aksine Avrupa CHP’nin gömüleceği alan olmalıdır” dedi.

Yorumunuzu yazınız