PAYLAŞ

yuksel_mutluYüksel MUTLU

BDP olarak bir süredir toplumun farklı kesimleriyle diyalog toplantıları yapıyoruz. Bu toplantılarda buluştuğumuz kesimlerin sorunlarını dinleyen, eleştirilerine kulak veren not eden olmak gerektiğini düşünüyoruz. Derdimiz oy istemek değil daha çok sorunları en aza indiren, çözüm bulmaya çalışan durumda olmak, onların yerine söz söyleyen değil, sözü dinlemenin önemli olduğunu düşünüyoruz.

Alevilerle 15 Haziran 2012 tarihinde Mersin’de 1.si yapılmıştı o dönem çok ses getirmişti. 22 Şubat’ta İstanbul’da BDP olarak 2. Alevi diyalog toplantısı gerçekleştirdik Diyalog toplantısına BDP Eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak katıldılar basının yoğun ilgisi vardı, gün boyu oldukça nitelikli tartışmalar yürütüldü. Bu toplantıda,

Alevilerin sorunları nelerdir?

Alevilerin talepleri nelerdir?

Aleviler siyasal partilere nasıl bakıyorlar?

Aleviler BDP’ yi nasıl değerlendiriyorlar? Eksikleri nelerdir?

Eleştirileri ve çözüm önerileri nedir?

Hemen hemen konuşanların tümü bu toplantının gecikmiş olduğunu BDP’nin bu toplantıları daha önce yapmış olmaları gerektiğini ifade ettiler.

Yapılan değerlendirmelerde ülkemizin kanayan yarası Alevi ve Kürt sorunu olduğu, önemli bir süreçten geçildiğini yeni bir anayasa yapılma sürecinde olduğumuz bu günlerde Alevi toplumunun kaygıları dile getirildi.

Egemen zihniyetin bu güne kadar Aleviliğe ve diğer inançlara, kendisine göre yön verme, tanımlama çabalarının Türk –İslam sentezci yaklaşımının artarak devam ettiğini, tekçiliğin acısını sadece Alevilerin değil Kürtlerinde bundan mağdur olduğu ifade edildi.

BDP’ nin Alevilik konusunda kimi yaklaşımları eleştirdiğimizi, değiştirip dönüştürmeye, tanımlamaya dönük çabaları yanlış bulduğumuzu. Bunun yerine Dede-Pir-Alevi kurumlarını esas almak gerektiği ifade edildi. Acılı bir toplumun yaşadıklarının belleklerinde hala tazeliğini koruduğunu yaşanan katliamların Maraş, Çorum, Gazi, Sivas’ın unutulmayacağını. Alevilerin bu noktada sisteme güvenmedikleri açık ve nettir denildi.

Alevilerin taleplerinin yeni yapılacak anayasada hayat bulması için hep beraber çaba göstereceğimizi emek harcayacağımızı toplantıda dile getirildi. Aleviler ayrımcılık ya da imtiyaz talep etmiyorlar sadece eşit yurttaşlık talepleri vardır. Yok sayılmak ve ayrımcılığa uğramak istemiyorlar. Biliyoruz ki 500 yıllık olan Alevi sorunu Kürt sorunundan da eski bir sorundur. Belki bir anda cevap bulamayabiliriz ama başlamak önemlidir. Kürtler ve Aleviler birbirini en kolay anlayacak iki kesimidir ikisi de asimilasyonun ne demek olduğunu, ikisi de katliamın ne demek olduğunun, ikisi de acının ne demek olduğunu, yok sayılmayı en iyi anlayacak iki kesimdir. Alevilere dönük tehdit ve ayrımcılık hala devam ediyor çeşitli yerlerde evleri işaretlenenler, kamuda hala kendini Alevi olarak tanımlayamama devam ediyor.

Alevilerin taleplerinin karşılanmadığı tam aksine Cem Evlerinin resmi statüye alınmaması iktidarın bu konuda ne düşündüğünü gösteriyor.

Hala, Cem Evleri resmi statüde değil.

Hala, din dersleri zorunlu,

Hala, Diyanet İşleri Başkanlığı duruyor.

Hala, Sivas ,Madımak davası için “hayırlı olsun

Cemevleri için “ucube”diyen.

Bu zihniyetle Alevilerin ve diğer ötekilerin ortak mücadele yürütmesi gerekiyor. Alevi sorunu çözülmeden Kürt sorunu çözülse dahi ülkeye demokrasi gelmeyecek bir dedenin “Diyanet İşleri Başkanlığı bizim inancımız belirleyemez biz hesabı Pirlere veririz” demesi önemliydi.

Önemli tespitlerden biride Aleviler kendi dergahlarını istiyorlar bunun için çalışma yürütüyorlar. Bunun desteklenmesi gerekiyor.

Gün boyu bir çok şey tartışıldı konuşuldu. Tartışmalar not edilip ilerleyen günlerde kamuoyuna açıklanacak.

Bence günün en önemli cümlesi Sayın Demirtaş’ın konuşmasında bir arada yaşamın önemine vurgu yaptı, demokratik özerkliğin niçin hepimiz için gerekli olduğu bunun somut cümlesi de ”Perdeyi kapatmadan, sınırları çekmeden de bir arada yaşayabiliriz” cümlesi çok önemliydi.

Darda olan zorda kalan Hızır’ı çağırır. Aleviler her daim zalimin zulmüne karşı çıkmışlardır Mazlumlarla, mağdurlarla dayanışma içinde olmuşlardır.

Bu topraklarda darda kalan zorda olan her kes ve hepimiz için yetiş ya Hızır…

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız