PAYLAŞ

kemal_bulbulPSAKD Genel Başkanı Kemal Bülbül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Aleviliğe ilişkin değerlendirmelerine tepki gösterdi. Bülbül, Aleviliğin kendi inanç, ibadet kuralları ve erkanı olan bir inanç olup, ibadethanesinin de cemevi olduğunun altını çizerek, “Bir başbakanın bu konuda fikir yürütmeye, tanım yapmaya, kural, kaide belirlemeye hakkı yoktur. Başbakan bu tutumu ile açıkça hak ihlali yapmakta, Başbakanlık görevini ve sorumluluğunu unutarak suç işlemektedir” diye belirtti.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Kemal Bülbül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın İç Anadolu milletvekilleri ile yaptığı toplantıda, Alevilere ilişkin söylediklerine ilişkin yazılı açıklama yaptı. “Başbakan kelime oyunları ile vaziyeti kurtaracağını sanıyor. AKP’li bir milletvekilinin ‘Devletin cemevlerini ibadet yeri olarak tanımasını’ istemesi üzerine Başbakan akıllara ziyan bir ifadede bulunuyor. ‘İslam’da ibadet yerleri camidir. Cemevleri kültürel mekanlardır!’ diyor” diyen Bülbül, Alevilerin ibadet merkezinin camii veya mescit olmadığını kaydetti. Bülbül, “Çünkü defalarca söylediğimiz, yazdığımız, izah ettiğimiz ve kanıtladığımız gibi (Aslında kanıtlama ihtiyacı duymuyoruz!) Alevilik İslam’ın bir yorumu, mezhebi, alt kümesi, alt kültürü, alt inancı vb. değildir” diye belirtti.

Bülbül, Aleviliğin kendi inanç, ibadet kuralları ve erkanı olan bir inanç olup ibadethanesinin de cemevi olduğunun altını çizerek, “Bir başbakanın bu konuda fikir yürütmeye, tanım yapmaya, kural, kaide belirlemeye hakkı yoktur. Başbakan bu tutumu ile açıkça hak ihlali yapmakta, Başbakanlık görevini ve sorumluluğunu unutarak suç işlemektedir. Türkiye cumhuriyetinin, büyük bir mutabakatla ‘Değiştirilmesi istenen’ mevcut anayasasında bile ‘Türkiye Cumhuriyeti laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletidir’ ibaresi vardır. ‘Laik demokratik’ bir ülkede bir başbakan inançlar hakkında tanım yapamaz, fikir bile yürütemez” diye kaydetti.

Erdoğan’ın Aleviliği, “Saz çalıp semah dönmekten ibaret” gördüğüne işaret eden Bülbül, “Kültür insanlığın yaşam boyunca ürettiği tüm değerler bütünüdür. Bu anlamda din de kültür kavramı içinde yer alır. Yani İslam Dini de Hıristiyanlık da Yahudilik de bir kültürdür. Dolayısıyla Alevilik de insanlık kültürü içinde yer alan bir inançtır. Cemevleri Alevilerin inançsal olarak gereksinim duydukları ibadetin her türlüsünün yapıldığı bir mekandır. Nasıl ki İslam’ın temel ibadeti namaz, ibadethanesi cami ise; Alevilerin temel ibadeti cem ibadethanesi de cemevidir. Cemin hiçbir hizmeti İslam’ın ibadeti ile ‘aynı’ değildir. Bunu Başbakan da bilmektedir. Başbakan kendi kıldığı namaza ilahi bir kıymet biçerken, Alevilerin cemlerine ‘Kültür’ diyerek küçümsemekte ve sıradan bir olgu muamelesi yapmaktadır. Cem ve Alevi erkanının bir bütünü Alevi kutsal değerleri üzerinden yürütülmekte olup, Başbakan bile olsa hiç kimsenin haddine değildir ki, buna bir ilahi kıymet biçsin!” değerlendirmesinde bulundu. Bülbül, Başbakan Erdoğan’ın “Cemevleri kültürel mekanlardır” fikrini Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan devşirdiğini kaydetti.

Bülbül, açıklamasına şöyle devam etti: “Bakınız milletvekiliniz gerçeğin farkına varmış ve size ifade etmiş. Daha neyin peşindesiniz?… Madem Alevilik diye bir inanç yok o halde neden ‘Anadolu Alevi Bektaşi Federasyonu’ diye güdümlü bir kurum oluşturdunuz? Çünkü siz Başbakan olarak, partiniz AKP olarak kendi güdümünde ‘İslamlaştırılmış bir Alevilik’ istiyorsunuz ve bütün çabanız bunun üzerine. Siz, partiniz ve yasama organı olarak TBMM, cemevlerini kabul etmeye mecburdur. Bu Türkiye’nin inanç haritasında değişmez, değiştirilemez bir gerçektir. Bin yıldır egemen zihniyetin ve 90 yıldır Cumhuriyetin denemediği yol ve yöntem kalmadı. Artık kabul edin Alevileri asimilasyona uğratamadınız, Aleviliği bitiremediniz! Sayın Başbakan; ikide bir de ‘Cemevi diye bir ibadethene yoktur. Alevilik İslam’ın bir yorumudur!’ demekten vazgeçin. Aksi takdirde ‘Laik, demokratik, sosyal, hukuk devletinin’ anayasasına karşı suç işlemiş olursunuz!”

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız