PAYLAŞ

aleviler_ihdAlevi yurttaşlara yönelik yapılan hak ihlallerine ilişkin hazırladıkları raporu açıklayan Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu, “Daha önceki hükümetlerden devredilen yasaklar ve yok saymalar AK Parti hükümetinde yeni bir boyut almış ve Alevilere yönelik fiili saldırılar rutin hale gelmiştir” dedi.

Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, 2012 yılında Alevi yurttaşlara yönelik yapılan hak ihlallerine ilişkin hazırladığı raporu İHD İstanbul Şube binasında düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Toplantıya Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu, Şahkulu Vakfı Başkanı Mehmet Tural, Sultangazi Pirsultan Abdal Cemevi Kültür Derneği Başkanı Zeynal Odabaş, Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin, Hubyar Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Narin Kabak katıldı. Toplantıya destek amacıyla sanatçı Suavi, HDK Halklar ve İnançlar Komisyonu Temsilcisi Hatice Altınışık ve çok sayıda yurttaş da katıldı. 60 maddeden oluşan raporun özetini okuyan Ali Kenanoğlu, hazırlanan raporu Avrupa’da hak ihlallerini araştıran kurumlara ve Türkiye’de bulunan kurumlara gönderdiklerini belirtti. Kenanoğlu, Türkiye’de din ve inanç özgürlüğünün genel olarak uluslararası insan hakları sözleşmelerinin ve Anayasal güvencelerle korunmasına rağmen yaşanan hak ihlallerinin önüne geçilemediğine dikkat çekti. Alevi yurttaşlara yönelik ayrımcı tutum, uygulama ve yasal olarak yok sayılmaları gibi politikaların 2012 yılında da devam ettiğini aktaran Kenanoğlu, “Daha önceki hükümetlerden devredilen yasaklar ve yok saymalar AK Parti hükümetinde yeni bir boyut almış ve Alevilere yönelik fiili saldırılar rutin hale gelmiştir” diye konuştu. Alevi yurttaşlara ilişkin yaşanan sorunların Türkiye’nin demokratik ve laik bir ülke olmamasından kaynaklanan sorunlar olduğunu ifade eden Kenanoğlu, sorunların ortadan kaldırılması için yasakçı ve yok sayma politikalarının ortadan kaldırılması gerektiğini vurguladı.

‘Alevilere yapılan saldırıların failleri ortaya çıkarılmıyor’

Kenanoğlu, Alevilerin evlerine yönelik ilk olarak Adıyaman’da, daha sonra 9 ayrı bölgede yapılan işaretlemelerin sadece birinin failinin tespit edildiğine dikkat çekti. Anayasa’da laiklik ilkesinin bulunduğunu; ancak devletin dini tanımlama, tarif etme ve kontrol etme mekanizmasını elinde bulundurduğunu ifade eden Kenanoğlu, buna “Türk laikliği” dendiğini söyleyerek, “Bu sistem vatandaşına güvenmeyen devlet anlayışının, vatandaşının neye inanıp, neye inanmayacağını ve ne usulde nerelerde ibadet edeceğini kontrol etme isteğinin formüle edildiği bir sistemdir” dedi.

‘Devlet hiçbir dinin destekleyicisi ve engelleyicisi olmamalıdır’

Kenanoğlu, yeni Anayasa’da olması gerekenleri ise şöyle sıraladı: “Devlet tüm dinlere ve inançlara eşit mesafede durmalı ve mevcut durumda olduğu gibi egemen devlet dini oluşturmamalıdır. Devletin dini kurumu olmamalı, devlet hiçbir dini ve inancı finanse etmemelidir. Devlet hiçbir dini organizasyonda yer almamalı hiçbir şekilde destekleyicisi ve engelleyicisi olmamalıdır. Din ve inanç eğitimi, öğretimi okullarda değil, ilgili inancın ibadethanelerinde, o inancın mensuplarınca verilmelidir. Her türlü inançlara ve kimliklere yönelik ayrımcı uygulamalar, sözler, hakaretler, kin ve nefret söylemi kapsamında cezai yaptırımlara tabi tutulmalı ve yıllardır mağduriyete uğramış, ötekileştirilmiş topluluklar için pozitif ayrımcılık güvenceye alınmalıdır.”

‘Yeni açılacak cemevinin davetiyelerini dağıtırken saldırıya uğradım’

Sultangazi Pirsultan Abdal Cemevi Kültür Derneği Başkanı Zeynal Odabaş ise, hükümetin kendisi dışında yer alan hiç bir topluluğu kabul etmediğini dile getirerek, her zaman mazlumların yanında olacaklarını söyledi. Kendi tapulu parsellerinin üzerine cemevi inşa ettiklerini söyleyen Odabaş, “Orada imara uygun olmayan cami, Kuran kursu imara uygun olmadığı gerekçesiyle yıkılmıyor. Ancak cemevimiz hakkında imara uygun olmadığı gerekçesiyle yıkım kararı çıkıyor. O yetmezmiş gibi 68 bin 500 TL para cezası verdiler. Cemevini, kolektif bir şekilde inşa etmemize rağmen 5 yıl ceza ile yargılanıyorum” dedi. Başkanlığını yaptığı cemevinin açılışı için davetiye dağıttığı sırada saldırıya uğradığını hatırlatan Odabaş, “13 Eylül’de sabah saatlerinde davetiye dağıtıyordum. Davetiye dağıtmak için arabamı yolun sağına park ettim. Davetiyeyi verdikten sonra hızla ilerleyen bir araç sol tarafıma çarptı ve elimde bulunan arabanın anahtarı ve davetiyeler yola savruldu. Arabadan inen biri ise savrulan anahtarımı alarak, aracımı götürdü. Ne saldırıyı yapan ne de aracım hakkında herhangi bir bilgi verildi. Dava açmama rağmen takipsizlik kararı verildi” diye konuştu.

‘Aleviler tarih boyunca hak ihlaline maruz kaldı’

Tarih boyunca Alevilerin yok sayıldığını aktaran Şahkulu Vakfı Derneği Başkanı Mehmet Tural ise, “Aleviler bugün örgütlü bir halk olmuştur. Kimse Aleviler adına karar veremez, Aleviler kendi yerine karar verir” dedi. Alevilerin tarih boyunca hak ihlallerine maruz bırakıldığını; ancak AKP döneminde daha fazla hak ihlallerine maruz bırakıldıklarının altını çizen Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin ise, “AKP hükümetinin kendisine benzetmek istediği Aleviler olmayacağız” dedi.

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız