PAYLAŞ

can_kasapogluCan KASAPOĞLU

‘Mesele CHP’de değil, hala onun peşinden giden(ler)de..’

CHP’li Birgül Ayman Güler’in “Türk ulusu ile Kürt milliyeti eşit olamaz”sözleri Türkiye’nin ilk Adalet Bakanı M. Esat Bozkurt’u hatırlattı.
Buna benzer sözleri, açıklamaları veya yaklaşımları MHP dahil, AKP vb partilerden, onların temsilcilerinden de işitmekteyiz..
CHP’li vekilin bu ırkçı söylemi karşısında bir çok çevreden tepkiler gelirken, çok daha duyarlı bazı kesimler ise protesto eylemleri yaparak bu anlayışta olan bir vekilin derhal istifa etmesi gerektiği vurgulandı..
Tepkiler, AKP ve CHP’den de cılızda olsa gelmeye başladı..

Ne demişti Birgül Ayman Güler?

Bilindiği üzere Birgül Ayman Güler“…Türk ulusuyla Kürt milliyetini eşit, eş değerde gördüremezsiniz…Değerli arkadaşlarım, AKP ve BDP iş birliğinin yaptığı şey tektir. Türkiye’de Kürt sorunu yoktur. Türkiye’de siz sorunu Türk sorunu yaptınız…Bundan sonra biz savunmadayız, bundan sonra meşru müdafaa hakkı için saldırıdayız. …” şeklinde ifadelerde bulunmuştu.

Hatırlanırsa bundan öncede Onur Öymen, ‘Dersim’de analar ağlamadımı?’ diyerek, Kürt halkına karşı sürdürülen savaşta aynen ‘Dersim Soykırımında’ olduğu gibi bir yöntem izlenilmesi gereğinin altını çizmişti.
Bu açıklaması ile Öymen, hem Kürt halkına karşı daha sert olunmasını savunuyor ve hemde üyesi olduğu partisi ‘CHP’nin Dersim Soykırımı’n daki rolü’ne vurgu yapıyordu..

Bilindiği üzere o dönemde yaygaralar koparıldı haklı olarak ve sonuçta Onur Öymen, ‘Bu fikirler benim değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün dür’ diyerek topuu, atılması gereken yere attı.
Üstelik Öymen’in ‘Dersim’de Analar ağlamadımı?’ açıklamasını en hararetli bir şekilde CHP sıralarında alkışlayanlar arasında, en ön sırada ve şimdiki CHP’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bulunuyordu.. Dolayısıyla CHP’nin dünü ne idyse bu günüde aynıdır..

CHP’nin bu, bilinen ve onun eti-kemiğini oluşturan anlayışına ve ırkçı söylemine ben şahsen hiçmi hiç şaşırmadım..

CHP dünde böyle idi, bugünde aynıdır ve yarında aynı tezleri savunmaya devam edecektir..

‘Tek’çi, İttihat ve Terakki’ci, Dersim sanığı bu partiden başka ne beklenir?

CHP bir kez daha ‘hemde hiç çekinmeden’ gerçek yüzünü göstermiştir..

Mesele CHP’de değil, hala onun peşinden giden(ler)de..

CHP’nin Faşizm’e olan yakınlığı..
Hatırlanacağı üzere Türkiye’nin ilk Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt’ta benzer sözler söylemişti.
Bozkurt, Cumhuriyet’in ilk yıllarında “Türk, bu ülkenin yegane efendisi, yegane sahibidir. Saf Türk soyundan olmayanların bu memlekette tek hakları vardır; hizmetçi olma hakkı, köle olma hakkı. dost ve düşman, hatta dağlar bu hakikati böyle bilsinler!” demişti.

‘Zira faşizmin resmi tarihi daha 1920 lı yıllara dayanır. Oysaki İttihat Terakkicılerin katliamcılıkarı ve etnik temizlik pratikleri, Avrupa’nın faşist yönetimlerin hem feyz kaynağı ve hemde kurtuluş örneği olmuşlardır. Yani İttihat terakki Partisinin saraydan “temiz” raporu alan kadrolarınca Ankara’da kurulan cumhurıyet yönetimi komple CHP’li ve Malta’da ki kaçırmaları el altında organize eden ekible tamı tamına örtüşmektedirler.’ İşte gerek Türkiye’nin ilk Adalet Bakanı M. Esat Bozkurt, gerek CHP’li Onur Öymen ve gerekse Birgül Ayman Güler aynı zihniyetin ve anlayışının temsilcileridirler..

İşte o gün bugündür CHP, faşizme bu kadar yakındır aslında, içindedir.. Salt, adı değşiktir.. Ancak adının önüne gelen ‘Cumhuriyet’ kavramınsa Kürtler ve Aleviler açısından ne anlama geldiği az-çok bilinmektedir..

Birgül Ayman Güler, Alevi etkinliğini de terk etmiş ..
Birgül Ayman Güler’in 10 Aralık 2011 tarihinde CHP Genel Başkan Yardımcısı sıfatı ile katıldığı Hacıbektaş İlçesindeki Hacıbektaş Kültür Derneği tarafından düzenlenen aşure etkinliğine Kuzey Irak’tan bir şairin katılması nedeniyle katılmayıp ilçeyi terk ettiği ortaya çıktı.

Birgül Ayman Güler’in Kuzey Irak’tan etkinliğe katılan şair – parlamenter Fevzi Ekrem Terzi’nin katıldığı yer isminin Irak değil, Kuzey Irak yazması ve yine bu parlementerin kendisinin isminin Derneğe bildirildiği şekilde davetiyeye ( W ) harfi kullanılarak yazılmasını gerekçe göstererek “PKK’lıların katıldığı etkinlik” olarak niteleyip, Hacıbektaş İlçesi’ne geldiği halde etkinliğe katılmadığı ortaya çıktı.

CHP, Soykırımların ve Katliamların gizleyicisidir
Görüldüğü üzere Aymen Güler’in sarfettiği sözler tamda kendi çapına ve partisi CHP’nin tüzüğüne, programına ve her şeyden önemlsi kurulduğu günden bu yana pratiğine uymaktadır..
CHP, yapılagelen soykırım ve katliamların hem planlayıcısı ve hemde gizleyicisi, adeta bir sibop görevide gören, devletin en derin kurumlarının başında gelmektedir..

Şimdi nedense herkes Birgül Ayman Gülere sanki gulyabaniymişçesine davranıyor.
Alın CHP’yi şöyle bir silkeleyin ve bakın göreceksiniz ki hepsi aynıdır..
Mustafa Kemal Atatürk’ten İsmet İnönü’ye, Bülent Ecevit’ten deniz Baykala ve maalesef Kemal Kılıçdaroğlu’na kadar böyledir.. Kılıçdaroğlu’da kısa süre önce, ‘Kürtçe Anadil’i kaldıramayız, Ülke bölünür’ nidaları atmadımı?

Kılıçdaroğlu’ndan tam destek..
Ayrıca CHP’li Birgül Ayman Güler sarfettiği sözlerin arkasında durarak, ‘O sözlerde problem yok!’ dedi..
Meclis’te kullandığı ırkçı söylem ile tepki çeken CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler’in, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeden sonra, o sözlerde problem olmadığını öne sürmesine ne demeli acaba?

Güler’in, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’ndan destek aldığı kaçınılmaz görülüyor.. Görüşme sonrası Güler, ‘Biz Türk ulusu, Türk vatandaşlığı kavramlarının en iyi birleştirici kavramlar olduğu kanısındayız’ diyerek genel başkanının aldığı sonsuz desteği açığa çıkarıyor..

CHP’de değişen bir şey yok..
Şimdi bütün bu olup-bitenlerden ve CHP’nin asıl-gerçek yüzünün bilünmesine ve açığa çıkmasına rağmen kalkıp CHP’ye kızabilir, tepki gösterebiliriz ancak bununla sınırlı kalınmamalıdır..
Şimdi burada yapılması gereken en önemli, acil ve adil davranışın derhal bu ırkçı CHP’den kopuşların başlaması olmalıdır..
Başta Türkiye’li ‘Sosyal demokratlar’ olmak üzere, CHP içinde yer alan Kürtler, Aleviler derhal CHP’den uzaklaşmalıdırlar.. Sadece uzaklaşmakla kalmayıp aynı zamanda hesap sormalıdırlar..

CHP hiç değişmemiştir ve kendiliğindende değişmeyecektir. CHP’nin değişip-dönüşeceğini ve var olan sorunların çözümünde önemli bir rol oynayabileceği umuduna kapılmak veya hala bu partiyi desteklemek, Kürdün ve Alevinin harcı değildir..

CHP, tarih sahnesine çıktığı günden günümüze kadar Kürde ve Aleviye kan kusturmuştur..
Soykırımların ve Katliamların partisi CHP’nin vekillerinin söylediği sözler ve bu partinin pratik duruşu, bir anlamda onun (CHP) kendi özüne dönüşünü yansıtmaktadır..
Mesele, buna karşı geliştirilecek ve CHP’yi tarihin çöp sepetine atabilecek onurlu duruşu sergilemektir.. Unutmayalımki CHP, eğer şu anda meclis çatısı altında ise bunu başta Alevilere ve Kürtlere, birazda ‘Türk demokratlara’ borçludur..

Öyleyse şimdi bu kesimler CHP’ye bağırıp-çağıracağına derhal bu ırkçı partiden istifa etmelidirler..
Aksi halde Dersim sanığı CHP’nin kendi kanlı tarihle yüzleşebilmesi, halklara ve inançlarına yönelik anti-demokratik politikalarından ötürü bir vicdan muhasebesine girişmesi veya bu partinin demokratikleşmesi beklenilemez..
CHP’den Kopuş ve hesaplaşma mutlaka yapılmalıdır..

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız