PAYLAŞ

Volkan Algan -soL

Zaman yazarı Mümtaz’er Türköne bugün İran’dan Suriye’ye, PKK’den CHP’ye ve sola kadar tüm siyasi düşmanlarını aynı kurguda birleştirmeyi başardı. Bunların birleştirici faktörünü ise Alevilik oluşturuyor.

Zaman yazarı Mümtaz’er Türköne bugünkü yazısında çok geniş bir yelpazeyi tarayarak bir dizi siyasi özneyi aynı kurguda birleştirdi ve düşman ilan etti. İran, Suriye, PKK, CHP, sol … Bu kurgunun harcını ise Aleviler oluşturdu. Türköne yazısının başlığına “Aleviler dikkat” olarak seçse de aslında “Alevilere dikkat” demek istediği anlaşılıyor.

Türk sağının ustası olduğu siyasi provokasyonlara artık alışığız. Öyleyse, Türköne gibi yılların sağcısı söz konusu ise önce böyle bir yazının neden şimdi ve Aleviler üzerine yazıldığını sormak gerekir.

Türköne yazısında Kürt sorununu çözmeye başlayan bir Türkiye’nin başına Alevi sorunun çıkarılacağını, çıkarılmaya başladığını iddia ediyor. Bu konuda verdiği örnekler de çok manidar:

“Geçtiğimiz ayın sonlarında İstanbul Gültepe’de Alevî vatandaşlara ait on evin işaretlenmesi, kazanın fokurdadığını gösteren basit bir ayrıntı sadece. Bu evleri işaretleyen kişinin DHKP-C üyesi çıkması…

CHP’den İstanbul Adliyesi’ne koşuşturan milletvekilleri hangi nitelikleri ile tanınıyorlar? CHP içinde “sol” kimlik mezhep aidiyeti…

Barış umudu hep yükseldiğinde Reşadiye benzeri provokatif eylemler hep Dersim bölgesindeki gruplardan gelmedi mi? PKK, bu eylemlerin “kontrol dışı gruplar”ın marifeti olduğunu açıklamadı mı? PKK içindeki güç rekabetinin hep mezhep ayrılığı ile örtüşmesi tesadüf müydü?

… Peki neden terörle iştigal eden marjinal sol örgütler hep Alevî kimliği ile piyasa yapıyorlar? Alevî inancı nasıl oluyor da, yabancı servislere taşeronluk yapan bu marjinal örgütlerin alamet-i farikası olarak kullanılıyor? Sınır komşularımızdan birinde tezgâhlanan bir Alevî provokasyonunun bütün işaretleri ortada.”

Alevilerin yıllardır Türkiye solu ile olan temasının, ondan etkilenmesinin ve onu etkilemesinin en yakın şahitlerinden biri de siyasi hayatını solla mücadeleye adamış Türköne. Bu yüzden Türköne’nin Alevilere yönelik alerjisinin tarihsel kökenleri de mevcut. Türköne’nin, AKP’nin kapsayamadığı Alevilerin yüzünü giderek sola döneceğine yönelik sezgisel bir tedirginliği ve uyarısı olduğu görülüyor.

Ancak asıl önemli olan daha güncel nedenler… AKP’nin Ortadoğu’da Sünni eksenli bir politikayı izlediği biliniyor. Bu AKP’nin bölge siyasetinde amentüsü, değişmez bir kural.

AKP Türkiye siyasetini de buna göre kurgulamak için var gücüyle uğraşıyor. Alevileri eksene alan bu yazıya da bu yüzden özellikle dikkat etmek gerekiyor. Türköne Kürtlerle müzakere eden AKP için “Alevilere dikkat” uyarısında bulunuyor.

AKP’nin en sevdiği Kürt’ün Sünni gerici Kürt olduğunu tahmin etmek güç değil. Bölgesel planları için de en uygun olanı bu çünkü. AKP’nin Suriye politikasında Alevilerin ciddi bir engel, önemli bir muhalefet unsuru olduğu anlaşıldı. Şu an Hatay halkının AKP’ye yönelik öfkesine bakmak, bunu anlamak için yeterli ya da kısa süre önce sokağa dökülen Alevi derneklerine…

Bu bağlamda Türköne’nin PKK içinde Alevilere ilişkin söyledikleri ayrıca önemli. Türköne gibi bir Osmanlı hayranı “Osmanlı’da oyun bitmez” lafını iyi bilir. Müzakere sürecinde Kürt tarafının mezhep üzerinden ayrıştırılmaya çalışılması tesadüf değil. Ayrıntıları dışarı yansımasa da AKP’nin Kürtlerle Suriye üzerinden de bir pazarlık yürüttüğü biliniyor.

Alevilik kartı burada da işlevsel bir hale geliyor AKP için. Kürt hareketinin Kürt halkı üzerinde aydınlanmacı bir birikim yarattığı, bunun hem sol hem de Alevilik ile yakından ilgisi olduğu gerçeğini Türköne de biliyor. PKK içindeki “Alevi kanada” işaret etmesi, aslında PKK’nin, bu kesimin gücünden, niyetinden ve etkisinden bağımsız olarak, sürece ikna olmayacağını düşündüğü kesime yönelik bir hedef gösterme, hareket içindeki aydınlanmacı damara bir ikaz olarak da okumak mümkün.

Tüm bunlara bakınca Türköne Aleviler için işaret fişeğini çakıyor. Zira bu yönde bir taraflaşma en çok AKP’ye yarayacak, bir taşla onlarca kuş vurulabilecek. Belki böylece AKP’nin açılımlarla gözünü boyamayı başaramadığı, hala ciddi bir muhalefet unsuru olmaya devam eden milyonlarca Alevi’yi en azından marjinalize etmeye, pasifleştirmeye çalışmasının zeminini yaratmaya çalışacağı öngörülebilir.

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız