PAYLAŞ

BASINA ve KAMUOYUNA…
Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Söylemez’in katledilmesi Kürt Halkına, Alevi Toplumuna, inadına özgür bir yaşam mücadelesi veren kadına dönük bir katliamdır.
Yer Fransa…!!! Demokrasinin doğduğu, son iki yüzyılı etkileyen ve belirleyen devrimin yaşandığı ülke!.. Paris…!!! Avrupa kültürünün doğduğu, “İnsan derisine yazılan anayasanın” yapıldığı yer. Her anlamda bir dünya kenti!…
“Devrimin ve demokrasinin ülkesi” son birkaç yıldır örgütlü Kürt Halkına karşı açıkça bir siyasi tavır alıyor. Kendi yasaları çerçevesinde demokratik hak olan çalışmaları “Terörizm” bahanesi ile yasaklıyor! Kürt siyasetçileri tutukluyor, sınır dışı ediyor! Üç Kürt/Alevi kadını katleden faşist güçler Fransa Devleti’nin bu tavrından “Vazife çıkarmış” olmalıdır. Demokrasi için ödediği toplumsal ve insani bedelleri unutan Fransa aksi ispatlanana kadar bu katliamda “Sanık” konumundadır.
İmralı Ada’sında yapılan “Görüşmelerin” Kürt Sorununun çözümü ve toplumsal barış için “Umut verici” olduğu dönemde yapılan bu katliamın “Kim tarafından yapıldığı?” açıktır! Kürt Halkının siyasal mücadelesine karşı her türlü insanlık dışı oyunu yürüten uluslar arası güçler, Kürt Halkının demokrasi ve toplumsal barış mücadelesini yasaklayanlar, Kürt Halkını “Teröristlikle” suçlayanlar, Kürt kentlerinde ve çocuk cezaevlerinde tecavüzcülüğü meslek edinenler, katliam için “Bu bir iç hesaplaşmadır!” diyenler katilin ta kendisidir.
“Demokrasi merkezi” denilen bir ülkenin “Başkentinde” Kürt/Alevi kadınlar katledildi. Kürtler, Aleviler kendi ülkesinde yok sayıldı, hapse atıldı, işkence gördü, katledildi, soykırıma tabi tutuldu, sürgün edildi… Ekmek, aş, iş edinmek “Olabilirse” insanca bir yaşam sürebilmek için gittikleri “Uygarlık dünyası” Avrupa’da yine katliamdan kurtulamadılar.
Üç Kürt/Alevi kadının katledilmesine işkembeyi kübradan “İç hesaplaşma” senaryosu uyduranlar senaryolarına kendileri inanır mı bilinmez?! Ama Türkiye ve Dünya demokratik kamuoyunu “Yalancı şahit” yerine koymaktan utanmıyorlar!
Bu katliam Fransa’da, Paris’te “İşlenip bitmiş” bir katliam değildir. Katliamcıların son derece profesyonel ve organize çalıştıkları ortada! 22 Aralık 2012 tarihinde kimi “Kulağı deliklerin” İran’da katıldıkları bir toplantı üzerinden “İran İstihbarat Örgütünü” kaynak göstererek “Türkiye’nin bölünmesi için Kürt/Alevilere dönük toplu katliam yapılacak” sözü “Uçuk bir komplo teorisi” diye sıfatlandırılmıştı!!!
Suriye, İran, İsrail, Türkiye, ABD… Beşgeninde olup biten “Olaylar” düşünüldüğünde Alevilerin ve Kürtlerin karşı karşıya olduğu gerçek anlaşılacaktır. Fransa’da… Paris’te yapılan katliam; Türk/İslamcı ırkçıların ve bunların iş ortağı uluslar arası güçlerin, her dönem “Potansiyel tehlike” olarak gördükleri kadın, Kızılbaş, Kürt “Üç K’nın” katledilmesidir.
Kürt Halkının, Alevi toplumunun, özgür yaşam mücadelecisi kadınların başı sağ olsun…
(10 Ocak 2013)
Saygılarımla…
Kemal BÜLBÜL
PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ GENEL BAŞKANI

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız