PAYLAŞ

Değerli Canlar !

Mazlumların haldaşları,Ezilenlerin yoldaşları !

Alevi-Kızılbaş inanç kültürün’de,çok belirleyici ve önemli bir yeri olan,MATEM ayı Muharrem ORUÇLARI’nın yeni bir yıldönümündeyiz.

Muharrem orucu denilince akla KERBELA’nın kanlı vahşi katliamı gelir. 10 Ekim 680 (Hicri 10 Muharrem 61) tarihin de ,Hz.İmam Alinin oğlu (Hz. Muhammedin torunu) Hz. Hüseyin, aile efradı çoğu çocuk ve kadından oluşan, 72 taraftarı ile birlikte kerbela çölünde ,Yezit ordusu tarafından ,susuz bırakılarak, vahşice katledildiler.

Hz.Hüseyinin başı kesilerek Mızrak ucunda ŞAM sokakların da gezdirilerek,Yezit muhaliflerine büyük bir korku ve göz dağı verilmek istendi.

Hz. Hüseyin ise ölmeden önce taraftarlarına yaptığı son konuşmasın da şöyle sesleniyordu:

‘’Zalimlerin hükmü altındaki toprakların neresinde yaşarsanız yaşayın,ezilenlerin ve mazlumların birliği oluşmadıkca mukadderat değişmez.

Kerbela Mazlumla Zalimin kavgasıdır.Zalimlerin dünyası var oldukca bu kavga devam edecektir.Kerbelada açılan yara Mazlumları yarasıdır.Akan kan mazlumların kanıdır. Bundan böyle zalimlerin açacağı yaralar,benim yaram- akacak kan benim kanımdır.Benim kanım ile ezilenlerin kanı,benim yaram ile ezilenlerin yarası arasında fark görülmeye. Şartları ve bedeli ne olursaolsun,hiç bir zaman ve hiç bir yerde ,zalimlerin dünyasına biat etmeyeceğim,teslim olmayacağım’’ diyerek devam etmektedir.

Değerli canlar !

Alevi toplumu; işte Hz. Hüseyinin bu tarihi çağrısı ve duruşunun bir gereği olarak 1332 yıldır,bu mesajın sorumluluğunu yerine getirmektedir.Yani yeryüzündeki zalimlerin dünyasına karşı mücadele eden,hakkı için bedenlerini feda eden,mazlum insanlık için hakka yürümekten şeref duyanların yanında yer almaktadır.Onların kanını kendi kanı ,onların davasını kendi davası kabul etmektedir.

Hz.Hüseyin için 1332 yıldır çekilen yas ve onu gönüllerin serdarı görmeleri bundandır. Çünkü o insanlık aleminin tüm zamanların da geçerli olacak,insani ilkelerin mesajını vermişti.

Bugün ülkemizde zalimlerin dünyasına karşı mücadele bayrağını Cezaevlerin de yükselten, Açlık grevi eylemcilerinin tuttuğu Oruç en büyük bağlılık eylemidir.

Onların kazanması ,mazlumların kazanmasıdır.Onların başarısı Zalimlerin yenilgisidir.Onlar 1332 yıl sonra ,bugün Hak bildikleri yolda ,bedenlerini ortaya koyarak zalime karşı Hz.Hüseyinin bayrağını yükseklerde tutan,zalimlerin önünde diz çökmeyen Hüseyini kahramanlardır.

Biz Aleviler olarak , bu yılki matem orucumuzu ,bu mazlumların mücadelesine atfederek, Zalime karşı topyekün mücadeleye çevirmeliyiz. Mazlumların birliğine dönüştürerek ,zalimlere karşı korku salmalıyız.

AŞUREMİZİ bu yıl açlık grevi –ölüm orucu kahramanlarına adamalıyız. Onların davası bizim davamız,onların başarısı bizim sevincimiz olmalıdır.

Bu yılki Aşurelerimizi onlar için pişirip, şükranla sunmalıyız ki,Hz Hüseyinin zalimlere karşı yükselttiği mücadele bayrağını onlar yükseklerde taşıyorlar.Zalime biat etmeyip,ölümü göze alarak mazlum insanlığın onurunu ve iradesini yücelttiler.

Biz DEMOKRATİK ALEVİLER FEDERASYONU olarak,bu yıl ülke ve yurt dışında ki tüm Muharrem Orucu programlarımızı ve pişireceğimiz AŞURE’leri, açlık grevi-ölüm orucu eylemcileri ile dayanışma çerçevesin de yapacağız.Onların davası ve taleplerinin yanında olduğumuzu haykıracağız.

Çünkü Hz. Hüseyine bağlılık,Mazlumların davasına ve mücadelesine bağlılıktır.Bu vesile ile mazlum insanlık davası uğruna hakka yürüyen,başta Şah-ı şehidi kerbela hz.Hüseyin olmak üzere tüm İnsanlık davası şehitlerini saygıyla anıyoruz.

BU YIL Kİ AŞURELERİMİZİ MÜCADELE KAHRAMANLARINA ŞÜKRANLA SUNUYORUZ:

Demokratik Aleviler Federasyonu

12.11.2012

NOT: Oruçların başlangıcı:

12.11.2012- (3 gün Mahsum-u paklar orucu)

15.11.2012, (12 gün matem orucu)

27.11.2012 AŞURE

 

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız