PAYLAŞ

Abbas TAN   

CUMHURBAŞKANLIĞI, DİYANET, MECLİS, HÜKÜMET, YARGI BENZERİ ANLAYIŞ İÇERİSNDE İKEN SİZ  ALEVİLER

Alevilerin bin yıllardır süren mücadeleleri belli bir noktaya gelirken adeta birileri bir yerden tutup çekiyor ve muhatapları da seyirci kalıyorlar.

Her dönemde benzeri olayların yaşandığı tarihi kayıtlarda ve belleklerde yazılı durmaktadır.

İçinde bulunduğumuz son seksen yıllık dönemde ise daha acılarını yaşamaya başladık.

Bir taraftan Cumhuriyet yasaları,diğer taraftan AİHM yerel yargı,siyasiler,hükümetler,parlamento derken her şey birbirine karışmaya başlıyor ve bunu fırsat bilen birilerinin sözcülüğünü,temsilciliğini yada uşaklığını yapanlar ellerine geçirdikleri fırsatlarla emirleri yerine getirmiş oluyorlar.

Elbette bunların dışında iyi niyetle yada bilmeden yanlış yapanlar yok mu elbette var ama bunlar istisna kabul edilmelidirler.

Son yirmi yılda Aleviler tıpkı Avrupa’da olduğu gibi kendi ülkelerinde de örgütlenmeye başladılar

Herkes bu oluşumlardan çok şeyler beklemeye başladılar ama ne yazık ki kısa sürede hayalleri hüsrana uğradı.

Bağımsız olarak kurulan birçok Dernek ve Vakıf Madımak olaylarından sonra bir araya gelmeye başladılar.

Bir kısmı Hacı Bektaş Veli Kültür Dernekleri (Yeni adı Alevi Kültür Dernekleri),bir kısmı Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri,Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Cem Vakfı çatısı altında birleştiler.

Kendilerini daha güçlü hisseden ve devletin desteğini yanlarına alanlar hatta dönemin Cumhurbaşkanının bu Vakfı biz kurdurduk dediği kurumlar Devletin istediği Aleviliği ve Alevi örgütlülüğünü sürdürmeye karar verdi ve kimilerine göre de hala aynı çizgide devam ederken örgütsel anlamda  sonunun geldiğini anlayınca işbirliği yapmak zorunda kalanlar bir yana.

Adına Demokratik Alevi Hareketi dediğimiz diğer bileşenler bir taraftan kendi içlerinde bir birliktelik sağlarken diğer taraftan Avrupa’daki derneklerle işbirliğini de sürdürmeye devam ettiler çokta iyi sonuçlar alınırken birden bire ne olduysa oldu Federasyonlaşan,hatta Konfederasyona ev sahipliğine

Soyunan kurum bir anda hem Avrupa ile ilişkilerde  hemde kendi içerisinde darmadağın oldular.

Zaman zaman aramızda ajan var diyenler birbirlerini suçlayanlar oldu, bizler böyle bir söylemin Aleviliğe de Örgütlülüğe de yakışmadığını söyledik.

Bugünlerde o günlerde suçlanan insanlar için demiyorum ama Alevi örgütlülüğü içerisinde hatta tepede bulunanlar arasında mutlaka ajan olabileceği gibi bu hareketi yok edebilme adına görev almış insanlar mutlaka vardır.

Aksini kesinlikle düşünemiyorum.

Bu kadar büyük bir tabanı olan yüzlerce bileşeni olan neredeyse temsilcilerinin bulunmadığı il,ilçe kalmayan Alevi örgütlülüğü
neredeyse yok olmaya yüz tuttuğu gibi Devlet ve Yargı tarafından yok edilmeye çalışılan değerlerimiz konusunda da ses çıkartmamaktadırlar.

Cumhurbaşkanından Alevilikle ilgili görüş istiyorsunuz Diyanet İşleri Başkanlığından görüş istiyor.

Meclis Başkanlığından bu konudaki talepler için Meclis Başkanlığı yine Diyanet İşleri Başkanlığına soruyor.

Yerel mahkeme Cemevleri konusunda karar veriyor,Yargıtay yok diyor.

ALEVİ ÖRGÜTLERİ NE YAPIYOR?

Alevi örgütleri ne yapsın,kimileri hiç utanmadan,sıkılmadan İktidarın oluşturduğu söylenen sözde Alevi Dernek ve Federasyonları tarafından organize edilen İftar yemeklerine katılıyorlar, Cumhurbaşkanı ile aynı çatı altında iftar açmanın mutluluğunu yaşıyorlar. Üstelik oruçlu değillerken riyakarlık olsun diye oruçmuş gibi gözükerek.

Bunlara diyeceğim fazla bir şey yok. Bunlar adeta kapı kulu gibi sadece verilen talimatları uyguluyorlar yada oralarda gözükürsem ileride devletin ve iktidarın nimetlerinden bir ölçüde yararlanırım diyor. Diğeri iktidarın baskısına dayanamadığı için iftar davetleri düzenleyerek kendilerini kurtarmaya çalışıyorlar

Demokratik Alevi Hareketi içerisinde yer alan,Federasyon ve onun bileşenlerinin onurlu,gururlu yöneticileri nerelerde ne yapıyorlar.

Bunların birçoğunun ya yukarıda saydığım bilemediğimiz görevleri var o yüzde de ses çıkartmıyorlar hatta başlarını kuma gömüyorlar yada dünyadan haberleri yok.

Örgüt içi seçimlerde hiç de ağza alınmayacak sözleri birbirlerine söyleyecekler,hakaret edecekler, suçlayacaklar yönetimleri ele geçirecekler bu defa geçmişte araları açık olan bu yüzsüz birtakım yöneticiler bu defa düşmanımın düşmanı dostumdur mantığı ile bir araya gelerek diğerini yemeye çalışacaklar.

Kimileri her seçimde her yere aday olacaklar yada kendisinin sözünden çıkmayacağını,kapı kulu olacağını sandıkları kişileri bir yerlere aday edecekler daha da ileri giderek ellerindeki birkaç koltuktan birini bir başkasına devrederken adeta mavi boncuk hesabı uygulayacaklar ve bunları görüp bilen ama ses çıkartmayan sözde alevi kurum yöneticisi olarak kalan birçok da insan yerim sağlam kalsın diyerek ses çıkartmayacak.

Size sesleniyorum Alevi Kurum yöneticilerinin onurlu ve gururluları.

Alevilik ve aleviler elden uçup gidiyor,hala oraları işgal ederek bu gidişata göz yumuyorsunuz bir süre sonra onurunuzda Aleviliğinizle birlikte ortadan kalkar.

Ya adam gibi bu çirkinlikler karşısında mücadele verirsiniz,yada oraları terk edersiniz.

Utanın artık,sizler hakkında yazılan yüzlerce yazı,hakarete varan bunca sözlere rağmen hala ne diye oralarda oturursunuz yada ses çıkartmazsınız.

Dün birbirlerine hakaret edenler yukarıda değindiğim gerekçelerle mi bugün yan yana gözüküyorlar yoksa bilemediğimiz neler var acaba?

Meclis Başkanlığının Meclisteki Cemevi talebi ile ilgili başvurduğu yöntem (DİB görüş alması), Yargıtay’ın son kararı karşısında niye ses çıkarmıyorsunuz,

Federasyon Yönetimi niye Bileşenlerin başkan ve yöneticilerini olağanüstü toplantıya çağırmıyorsunuz?

Çok Şubeli Alevi Kurum Yöneticileri,siz neden hala şube yönetimlerini olağanüstü toplantıya çağırarak neler yapması gerektiğini görüşmüyorsunuz?

Şube yönetimleri sizlere sesleniyorum;

Bu kadar olumsuzluklara rağmen,alınan bu kararlara rağmen neden hala üyelerinizi olağanüstü toplantıya çağırıp onların görüş,düşünce ve desteklerini alarak üst kurumlarınızı zorlamıyorsunuz?

Ama bu arada bu kurum temsilcilerinin başka işlerinin olduğunu unuttum sanmayın,onlar bu günlerde köy ve kasaba etkinliklerinde boy göstermeyi bir görev sayıyorlar ve bizim taleplerimizin onların gözünde hiçbir önemi yoktur.

Ey Aleviler siz ne yapıyorsunuz,tatilin,sıcağın tadını mı çıkartmaya çalışıyorsunuz. Sizler neden bunca olumsuzluklara ses çıkartmıyorsunuz? Üyesi bulunduğunuz  Alevi kurumlarınızın yöneticilerini,oy verdiğiniz siyasi parti temsilcileri ve milletvekillerinizi zorlamıyorsunuz.

Avrupa’dan gelen gurbetçiler sizlere de çok iş düşüyor. Avrupa’da yaşadıklarınızı buradaki yakınlarınıza anlatarak onları motive etseniz yeter.

Dedelerimiz,pirlerimiz,Mürşidlerimiz. Sizler göreviniz ve sorumluluğunuz gereği en son konuşacak konumdasınız biliyorum ama artık atı alan Üsküdar’ı geçti geçiyor.

Diğerlerine gücümüz yetmez ama sizlere gücümüz yeter dedelerim bari artık bıçak kemiğe dayandı diyerek bu olumsuzluklara hiç olmazsa Cemlerde,diğer toplantılarda artık yüksek sesle söyleyin bari.

Alevilik yok olmaya yüz tuttu.

Birçok Alevi Kurum yöneticisi hala yaşadığı Alevilikten bihaber. Gelişmelerden habersiz yaşamaya devam ediyor.

Bunu gören siyasi anlayışta kendi Alevilerini,kendi dedelerini,kendi derneklerini ve son olarak da kendi Alevi Federasyonlarını oluşturdular ve Birçok Dernek,Vakıf yöneticilerini,muhtarları iftara davet ettikleri gibi Alevilerin kutsallarından olanların dergahlarını yöneten  ve dede olan kimi insanlar da bu iftar yemeklerinde Cumhurbaşkanı ile aynı salonda olmanın hazını ve mutluluğunu yaşamaktadır.

Geriye kalan saf,iyi niyetli Aleviler ne olursunuz sizden rica ediyorum Alevi kurumlarımızın başına çöreklenmiş ve asıl amaç ve niyetlerinin ne olduğu bilinmeyen kimi yöneticilerin kurumlardan uzaklaştırılması için sizler bir başlangıç yapın şu yaz sıcağında terinize ter katın,görevinizi yapın.

Herkese aşkı niyazlarımla . 27.07.2012

 

 

 

 

 

 

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız