PAYLAŞ

Ankara Yenimahalle’de Alevilere yönelik baskılar gün geçtikçe artıyor. Belediyede çalışan iki arkadaşın sürekli işleri değiştirilirken, buna gerekçe olarak cemevine gitmesi olduğu açıkça söyleniyor. CHP’li belediye ise, yaptıklarının arkasında!

Hasan Hüseyin Akbıyık ve Burak Musa Yıldırım aynı mahallede yaşayan iki Alevi genç. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Yenimahalle Şubesinin gençlik kolları üyesi olan Akbıyık ve Yıldırım üç yıldır Yenimahalle Belediyesinde çalışıyordu. Şu an işsiz olan bu iki genç, “Pir Sultan Abdal Cemevinde bir konsere katıldıkları gerekçesiyle işlerinden olduklarını” iddia ettiler. Uzun süre belediyede kendilerine yönelik yapılan baskıların etkisinde kalan gençler, yaşadıklarını Evrensel’e anlattılar.

 

Yenimahalle Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Memnune Erdoğmuş’un makam şoförü olarak çalışan Akbıyık, 2009’da işe başladı. PSAKD üyesi olduğunu ve 18 yıldır ailesiyle birlikte derneğin tüm faaliyetlerine katıldıklarını belirten Akbıyık, PSAKD semah ekibinde ve gençlik kollarında.

Geçtiğimiz yıl yaşadıkları bölgede Alevilerin ibadethane ihtiyacı üzerine birleşerek Yenimahalle Belediyesi arazisine “fiili cemevi” kurma fikrini sahiplenen ve gönüllü olarak iş çıkışları orada çalışan Akbıyık, cemevinde nöbet tuttu, etkinliklerine katıldı. Akbıyık için bir konserde belediye basın birimi tarafından fotoğraflanması ile işinden vazgeçmek zorunda kaldığı süreç başladı.

Daha önce tehditler aldı

Cemevine gittiği anlaşıldığında belediyede çeşitli kadrolardaki yöneticiler tarafından “Oraya gitmeyeceksin, yoksa işinden olursun” tehditleri aldığını belirten Akbıyık, ilk önceleri bu tehditleri önemsemediğini anlattı. Fakat cemevine destek için düzenlenen Grup Yorum konserine katılan Akbıyık, konserden birkaç gün sonra Belediye Başkanı Fethi Yaşar tarafından makamına çağırıldığını anlattı.

Akbıyık, Belediye Başkanı Yaşar ile olan diyaloğunu şöyle aktardı: “Yanına gittiğimde Fethi Yaşar, ‘Bana bak oraya gitmeyeceksin. Orası kötü bir yer, orada PKK’lılar var’ dedi ve bana sordu ‘Sende Kürt’lük var mı?’. Kürt olmamama rağmen, ‘Evet başkanım Kürt’üm ben’ dedim. O da ‘Belli zaten ancak böyle şeyleri siz yaparsınız orada’ dedi. Ben söylenenler üzerine ‘Başkanım orası benim ibadethanemdir, ben de size camiye gitmeyin desem olur mu sizce? Ben Aleviyim ve Alevi inancına göre bizim ibadethanemiz cemevidir ve Batıkent’te de tek cemevi orası dedim.

Sürekli görev yeri değiştirildi

Ertesi gün işe gittiğinde, telefonla bundan sonra ki görev yerinin temizlik işleri olduğunun söylendiğini aktaran Akbıyık, birkaç gün çöp arabasında şoförlük yaptığını, daha sonra görev yerinin yine değiştirilerek, bu kez de çöp toplama ekibine verildiğini söyledi. Sık sık görev yerinin değiştirildiğini, kendi yaşadığı mahallede sokak süpürme görevinin verilmesinin ardından bu kez buz kırma-küreme ekibine verildiğini belirten Akbıyık, “Beni hiç rahat bırakmadılar” dedi.

Bu süreçte sağlık problemleri yaşadığını ve kulak zarı ameliyatı olduğunu da belirten Akbıyık, ameliyattan sonra doktorun kendisine “Birkaç ay ağır iş yapma, soğukta durma” dediğini, bunun için de işyerinden izin istediğini söyledi. Akbıyık, izin verilmeyince sürgünlere yenik düşerek işinden ayrılmak zorunda kaldığını anlattı.

“Ben Alevi olduğum için bütün bunları yaşadım” diyen Akbıyık, kendisi dışında birçok Alevi işçinin de benzer şekilde sürgünler yaşadığını savundu.

Belediye fotoğraflarını çekti

Musa Burak Yıldırım da Akbıyık’ın çocukluk arkadaşı. Park ve Bahçeler Müdürlüğünde çalışıyor. Yıldırım’ın durumu da arkadaşı Akbıyık’tan farksız. Belediye basın birimi tarafından fotoğrafı çekilen ve ertesi gün işyerine gittiğinde görev yeri değiştirilen Yıldırım da  temizlik işlerine verilmiş. Kendi sokağını da süpüren, değişik birimlerde çalışan Yıldırım, Belediye Başkanı ile görüşmek istemiş, ancak görüştürülmemiş. Sürgünleri “Alevi düşmanlığı” olarak nitelendiren Yıldırım’a da “Vereceğimiz iş budur. İşine geliyorsa çalış, işine gelmiyorsa sen bilirsin” denilmiş.

 

Yıldırım, “Benimle sürekli dalga geçildi. Onurumla oynandığını düşündüğümden ben de işten ayrılmak zorunda kaldım. Yenimahalle Belediyesinde Alevi düşmanlığı var. Orada korku imparatorluğu yaratılmak isteniyor. Canlı şahitleri de bizleriz” dedi.

Belediye yalanlamadı: Gerekirse işten de atarız!

Konuya ilişkin görüşünü aldığımız Yenimahalle Belediyesi Başkan Yardımcısı Şenol Balaban, gençlere yönelik uygulamaları “Gayrimeşru işlere bulaşanlar bedelini öder” diye savundu. Batıkent’te PSAKD’ın kurduğu cemevinin “yasa dışı” bir yer olduğunu, “gayrimeşru” bir şekilde orada durduğunu savunan Balaban, gençlerin işlerinden olma süreçlerine ilişkin, “Masa başında mı iş verecektik? İşi beğenmiyorlarmış. Gayrimeşru bir cemevine destek verenler için gerekli işlem yapılır. Bizim personelimiz de olsa bunu yapanlar cezasını çeker. İşten atılmamışlar, ama gerekirse onu da yaparım, onun da arkasında dururum” diye konuştu.

 

(Evrensel)

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız