PAYLAŞ

Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Selahattin Özel, zorunlu seçmeli “Kuranı Kerim ve Hz. Muhammed’in Hayatı” dersleriyle ilgili okullarda form dağıtılmasının laikliğe, din ve inanç özgürlüğüne aykırı olduğunu belirtirken “Bu iki ders, kişileri inancını ifşa etmeye zorlayacak, egemen dini düşüncenin lehinde bir mahalle baskısına yol açacaktır. Alevi öğrenciler, kendilerini bu dersleri seçmek zorunda hissetmesinler. Bu, laikliğe aykırıdır ve federasyon olarak bu konuda her öğrenci velisine hukuki destekte bulunacağız” dedi.

Özel’in konuyla ilgili açıklaması şöyle:

AKP hükümeti, “dindar ve kindar nesil” yetiştirme projesini eğitime getirdiği 4+4+4 sistemi ile yürürlüğe koydu. Bu kanunla dünyanın laik hiçbir ülkesinde görülmeyecek şekilde “Kuran-ı Kerim ile Hz. Muhammed’in Hayatı” dersleri de yasayla zorunlu seçmeli hale getirildi. Daha kanun çıkar çıkmaz okul müdürleri öğrenci velilerine bir form dağıtarak sözkonusu derslerle ilgili olarak veli ve öğrencilerden “Kur’an-ı Kerim”, “Hazreti Peygamberimizin hayatı”, “Kur’an-ı Kerim ve Hazreti Peygamberimizin hayatı” ile “Kararsızım” seçeneklerinden birini işaretlemeleri istendi. Buna karşın “İstemiyorum” şıkkı, seçenekler arasında yer almadı.

Böyle bir formun dağıtılması, kişileri inançlarını açıklamaya, tercih yapmaya zorladığı için din ve vicdan özgürlüğüne aykırıdır. Sözkonusu forma, “istemiyorum” şeklindeki bir seçenek konulması halinde bile bu yine temel insan hak ve özgürlüklerine aykırı olurdu. Seçmeli iki dersin yanı sıra 12 Eylül anayasasının ürünü olan zorunlu din kültürü ve ahlak dersinde de tamamen Sünni İslam öğretilmekte ve bu ders doğrudan Alevi çocukların asimilasyonuna hizmet etmektedir.

Öğrenci velilerimiz, içinde bulunduğumuz aylarda seçmeli derslerle karar vermek durumundalar. Temmuz ayında okullarda seçmeli derslerin sınıfları büyük ölçüde belli olacaktır. Bu süreçte Alevi Bektaşi Federasyonu olarak okullarda bir mahalle baskısı kurulabileceğine ilişkiler kaygılarımız mevcuttur. Anne babalar, “Öğrencinin notunun kırılabileceği”, bu iki seçmeli dersi tercih etmemesi durumunda çocuğunun fişlenebileceği veya daha iyi not alabileceği endişesiyle hareket etmemelidir. Öğrenci velilerine “Sen Müslüman değil misin?” “Sen dine karşı mısın?” türündeki baskı amaçlı sorular sorulduğunda veya yönlendirme yapıldığında ailelerin federasyonumuz ve federasyonumuzla bağlı derneklerle irtibata geçmesini istiyoruz. Kurum olarak kendilerine hukuki destekte bulunabiliriz. Bu konuda yaşanan en küçük hak ihlalinin bile tarafımıza bildirilmesi, konunun takibi açısından önem taşımaktadır.

Melleyi bırak cezaevlerine bak

15 metrekarede 18 insanın yaşadığı, tuvalet, su gibi en temel ihtiyaçların dahi karşılanmadığı, insanların koridorlarda yattığı Şanlıurfa cezaevinin fiziki koşullarını iyileştirmekte aciz kalan AKP hükümeti, devletin bütün kurumlarını imamlaştırmak konusunda oldukça hızlı davranıyor. Kamuoyuna yansıyan son bilgilere göre, Diyanet Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesi başta olmak üzere bin mele ataması yaptı. Diyanet’in yaptığı son duyuruya göre de taşra teşkilatındaki ihtiyacın karşılanması amacıyla 5 bin 660 imam-hatip ve 734 müezzin-kayyım alınacak.

Teokratik bir devlet yapılanmasını adım adım gerçekleştiren AKP hükümetinin, toplumu dinselleştirmeye yönelik uygulamaları fütursuz bir şekilde artıyor. 70 milyondan toplanan vergilerle Sünni İslam finanse edilirken, hem kamusal alan hem de sosyal yaşam giderek daha fazla dindarlaştırılmaktadır. AKP, laikliğin kırıntılarına bile tahammül edemez noktaya gelmiştir.

Şanlıurfa cezaevindeki tutuklu ve mahkumların göz göre göre ölmesine seyirci kalan hükümeti kınıyor, cezevinde yanarak ölen tutuklu ve hükümlülere de rahmet diliyoruz.

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız