PAYLAŞ

Başbakan dünkü (15.05.2012) grup konuşmasında kullandığı ötekileştirici şiddet ve nefret dili Alevileri, Ermenileri ve Kürtleri rencide etmiştir. Başbakanın inkarcı, tekçi ve şiddet içeren üslubu Türkiye’nin sorunlarına çözüm üretmeyeceğinin göstergesidir.

12 Eylül 2010 “Anayasa Referandumu” iktidar, muhalefet ikileminde yapılan kısır ve düzeysiz tartışmadan öteye gidemedi. İktidar/Muhalefet çatışmasından doğan “Evet/Hayır” sendromu Türkiye için demokrasi, toplumsal barış ve özgürlüklerin önünü açamadı. Zira iktidarın “Statükoyu yıkacağım” muhalefetin ise “Sahip çıkacağım” tavrı hastalıklı iktidar ve muhalefet anlayışını pekiştirdi. Tanzimat, İttihat ve Cumhuriyet tarihi boyunca “Çatışıyor” görünen iktidar ve muhalefet geleneği bu tutumları ile birbirlerini besledi. Dolayısıyla iktidar ve muhalefet yaşadıkları için sorumlu arıyorlarsa kendileridir. Cumhuriyet tarihi boyunca “Dinci/Laik, gerici/ilerici, şeriatçı/demokrat, irticacı/çağdaş” tartışmaları Türkiye toplumuna büyük acılar yaşatırken iktidar ve muhalefet “Devlet denizinde” gemisini yüzdürmeye devam etti. Biz “Ötekileri” tahterevallinin dayanak noktası yapan iktidar ve muhalefet eğlenceli oyununa devam ederken bizler çok kimlikli, çok kültürlü, çok inançlı Türkiye gerçeğinden, dolayısıyla hak ve özgürlüklerimizden yoksun durumdayız.

Sayın Başbakan “İktidar ustası” olduktan beri Türkiye Salı günleri Başbakanın grup sendromu ritüeline tanık oluyor. Başbakan Sayın Kılıçdaroğlu ile “Düellodaymış” gibi “Ustaca” Alevilere hakaret ediyor. Doğrusu Başbakanın, çok kimlikli, çok kültürlü, çok inançlı Türkiye için kullandığı “Tekçi, inkarcı, ötekileştirici” şiddet dili  “Usta” işi. Boksör Muhammed Ali’nin “Keşke insanlar beni sevdikleri kadar birbirlerini sevseler. Eminim ki dünya o zaman çok farklı olur.” Sözü “Sevgiden yoksunları” tanımlıyor. Başbakan tavır ve söylemleriyle bu sözün içeriğine dahil değil midir? Yine “Dünya ve Türkiye sorunları” için “Biz Yunus’un ve Mevlana’nın diliyle konuşan bir milletiz. Ama biz gerektiğinde Köroğlu’nun diliyle de konuşmasını çok iyi bilen bir milletiz. Dünyada ve Türkiye’de bizi bu milleti ve bu milletin tarihini yanlış anlayanlar, yanlış değerlendirenler varsa bunu lütfen gözden geçirsinler!” diyerek güya “Dış ve iç düşmanlara” mesaj verirken padişah edası ile bizi tehdit ediyor! Başbakan Yunus, Mevlana, Köroğlu gibi değerlerimizi bize karşı tehdit ve şiddet niyetiyle kullanırken “Çayın taşı ile çayın kuşunu vuruyor.” Örneğin “Kim olursa olsun mazlumdan yana tavır takınırız. Kim olursa olsun zalime karşı çıkarız.” Diyen Başbakan Madımak katilleri için verilen “Zaman aşımı” kararına “Bu karar Türkiye’ye hayırlı uğurlu olsun.” Deyince kimden yana tavır takınmıştır? Bu rezil ve insanlığa karşı suç teşkil eden karara “Hayırlı, uğurlu” demek katillerden yana tavır belirlemek değil midir? Konuşmalarında sıkça Ehlibeyt, Şahı Merdan ali, Şah Hüseyni Kerbela sevgisinden söz eden Başbakan bilmelidir ki Ehlibeyt, Şahı Merdan Ali, Şah Hüseyni Kerbela sevgisi ilim, irfan, edep ve haya üzerine kuruludur. Halkların tehdit edildiği, hakların ihlal edildiği yerde bu değerlerin varlığından söz edilebilir mi?

Almanya’da kendisine “Verilen ödül” için “Protesto gösterileri organize edildiğinden” bahisle “Avrupa’daki PKK yandaşları, Ermeni örgüt yandaşları, Alevi kardeşlerimi, tüm Alevileri tenzih ediyorum isminin başında Alevi sıfatı olan bazı dernek ve federasyonlar o gösteriyi birlikte organize ettiler.” Diyen Başbakan geleneksel devlet politikasının inkar, asimilasyon ve katliamlarla ötekileştirdiği Alevi, Ermeni ve Kürtleri hedefe koyuyor! Başbakanın sözünü ettiği gösteriyi düzenleyen kurumlardan birisi “Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’dur.” “Tüm Alevileri tenzih ediyorum!” diyerek AABK’ya hakaret eden, ötekileştiren ve Alevi kurumu saymayan Başbakan bilmelidir ki, Avrupa’da yaşayan Alevilerin örgütlendiği meşru, demokratik bir kurum olan AABK, Türkiye’de örgütlü bulunan Alevi Bektaşi Federasyonu ile Pir Sultan Abdal Kültür Derneğinin müsahibidir.

Kemal BÜLBÜL

Pir Sultan abdal Kültür Derneği Genel Başkanı

16 Mayıs 2012/ Ankara

PAYLAŞ

Yorumunuzu yazınız