$ DOLAR → Alış: 3,50 / Satış: 3,52
€ EURO → Alış: 3,73 / Satış: 3,75

1967 Elbistan olayı

1967 Elbistan olayı
  • 19.10.2013
  • 7.732 kez okundu

Ali GÖÇMEN

Alevilere ilk toplu saldırı 1967 yılında Maraş’ın Elbistan ilçesinde oldu. Daha önce anlattığımız gibi; dağlar arasına sıkışmış bulunan Elbistan, Akçadağ, Afşin, Göksun köylerinde çoğunlukla Kürt aleviler ve bir kısmında da Türk Aleviler oturmaktadır. İlçe  merkezleri ve bazı köylerde de (asimile olduğunu bilmeyen Sünniler yaşamaktadır.) Osmanlı Devletinin politikasına uyan Sünni halk; Alevilere yabancı ve hor gözle bakarlar. Müslüman  olmadıklarını, Onlarla evlenilmeyeceğini, kestikleri etin yenmeyeceğini, ürettikleri malın alınmaması gerektiğine inanmışlardır.

Devlet yöneticileri il ve ilçe merkezlerinde olduğu için, buralardaki ilçe merkezleri de Sünni ağaların etkisi altındadır.

Alevi “Alğas” aşiretinden bazıları Elbistan’a gelmiş, Aleviliğini gizleyip Sünnilerle evlenmiş ve işyeri açabilmişlerdir. Bunlardan cesaret alan diğer alevi aşiret mensupları da ilçe merkezinde birkaç dükkân açtıkları gibi ürettikleri malları pazara getirebilmektedirler.

Elbistan ve Afşin’e yakın “Berçenek” köyü bir alevi köyüdür. Ancak içlerinden bir kısmı çevrenin etkisinde kalıp namaz kıldıkları için Sünni sanılmaktadır. Aralarında ayrılık gayrılık yoktur. Birbirleri ile evlenirler; hatta akraba olanlar bile vardır. Berçenekli Zeynel Çerek, oğullarından Şerifi ilçedeki akrabasının evinde kalmak üzere ilkokula yazdırır. Okulunu başarıyla bitiren Şerif, öğretmeninin yardımıyla Ankara Astsubay okuluna girer ve son sınıfta “yabancı uyruklu Suna isimli bir kadın ile evlendiği için” okuldan atılır.

Şerif küçük yaşta saz çalmaya meraklı, Dedelerden bilgi almış güzel sesli bir gençtir. Önce Ankara’daki Alevi evlerinde Dedelerden öğrendiği deyişlerle işe başlar. Yeteneği kısa zamanda anlaşılır. “Bestesi ve güftesi belli”, Pir Sultan ve Şah Hatai’nin deyişlerini sazı ile dile getirmektedir. Sazı güzel, sesi güzel Şerif “kendine has” makamlarla sesini tüm halka duyurmaya karar verir ve sahneye çıkar.  Antepli Hasan Hüseyin’den sonra, ilk olarak alevi türkülerini sahnelerde ve plak olarak halka duyuran Şerif, “tüm alevi şairlerinde olduğu gibi” “Mahsuni” adı ile “Alevileri anlatmak üzere” halkın huzuruna çıkan “âşık” idi. Halk şairi Mahsuni’den önce güfte ve bestesi olan ve de sahneye çıkarılan alevi şairler olmuştur. Âşık Veysel, Ali İzzet, Neşet Ertaş ve bunlar gibi ozanların sözlerinde alevi sözcüğü geçmez. Mahsuni ise tıpkı Pir Sultan Abdal, Şah Hatai gibi, Hak ve Halk aşığı olarak insanların sevgilisi olabilmiştir.

1966’da Mahsuni İskenderun’da sahneye çıkarıldı. Koc ağanın oğlu Avukat Sıtkı Elbistan’ın yönetiminde tertiplenen geceye, İskenderun ve Kırıkhan’da oturan aleviler, Sünni ve bilhassa Türkiye Öğretmenler Sendikası(TÖS) üyesi Öğretmenlerin’de katıldıkları görüldü.

elbistan2Bir olayın çıkacağından korkuluyor du; ancak olay çıkmadı ve alkışlar arasında konser son buldu. Aleviler için Mahsuni’nin sahneye çıkışı ve deyişlerini plak olarak halka sunması bir tarihi başlangıç olmuştur. Sonraları bu yönde sahneye çıkıp sesini duyuran ve aydınlar tarafından destek gören çok oldu. Ali Ekber, Davut Sulari, Nesimi Çimen, Kul Ahmet, İsmail İpek ve bunlar gibi birçok alevi şair medyada kabul gördü.

1960 askeri darbe anayasası, sola açık demokrasi ümidi veren bir yasa idi. Sünni Müslüman politikasını önde tutan Demokrat Parti(DP) kapatılınca gazete, dergi, kitap yoluyla Alevilikten söz edilmeye başlandı. Ancak alevi inancı hâlâ gizliliğini koruyordu. Elbistan’ın içinde, “babası alevi, annesi Sünni” Oğuz Söğütlü isminde bir eczacı, Mehmet Ocak isminde Demircilik köylüsü alevi bir doktor ve 5–10 tane dükkân sahibi ile birkaç tane de seyyar satıcı vardı. Ayrıca iş için gelen Alevilere de rastlanılıyordu.

Dr. Mehmet Ocak ve Oğuz Söğütlünün desteği ile Mahsuni konser vermek üzere Elbistan’a geldi, beraberinde Kul Ahmet ve Osman Dağlı da vardı. Kul Ahmet Sinemilli aşiretinden alevi halk şairi, Osman Dağlı ise Osmaniyeli Sünni bir aileden gelen solcu halk şairi. Konser davetiyeleri birkaç gün önceden dağıtılmış, Doktor Mehmet Ocak’ın himayesinde eczacı Oğuz Söğütlünün desteği ile yürütülmektedir. Akşam saat 8’den 12’ye kadar konser sürdürüldü. Elbistan’ın tüm bürokrasisi, savcısı, hâkimi, memuru gelmişti ancak alevi dinleyiciler çoğunlukta idi.

Alevi övgülü türküler söylenince, din ağırlıklı sağcı bir grup ayağa kalkarak İstiklal Marşını okuyup aleyhte slogan atmaya başladı. Alevi önderleri olayı önlemeye çalıştı, ancak önlenemedi. Tartışma kavgaya dönüştü ve konser dağıldı. Mahzuni ile Osman Dağlı, “ Arığ Palas” oteline, Kul Ahmet ise köydeki akrabalarının evine sığındı.
Pazartesi günü Elbistan’ın pazarı idi. Konudan habersiz alevi köylüleri , ürettikleri malları satmak için (koyun, keçi, süt, yoğurt…vs) pazar yerine henüz gelmişlerdi. Akşamdan örgütlenen Sünni sağ görüşlü bir grup “Allahu ekber, Alevilere ölüm” diye saldırdı. Dr. Mehmet Ocak dövülerek komaya sokuldu. Pazarda ve sokakta görülen Alevilere sopalarla saldırıp ağır yaralamalar oldu.

Oğuz Söğütlünün eczanesi, Miktat Dedenin dükkânı ile birçok dükkân tahrip edilip malları yağmalandı. Alevi seyyar satıcıların “tekerli tablaları” Ceyhan nehrine döküldü ve ardından evler aranarak insan avına çıkıldı. Çoluk, çocuk, kadın, erkek demeden dövüldü yakalanarak ölüme terk edildi.

Çömü köyü ağası Rıza Efendi ölmüş yerine 20 yaşındaki oğlu Ali Güner geçmişti. Konu ile yakından ilgilenen Ali Güner cipi ile gelip bazı hastaları hastaneye taşıdıktan sonra “Arığ Palas” otelinden Mahzuni ve Osman Dağlıyı alıp köydeki evine götürdü ve 15 gün orada sakladı. Dr. Mehmet Ocak komada kaldığı için uzun süre muayenehanesini açamadı sonra da İstanbul’a göçtü.

Güvenlik güçleri ve savcılık saldırganları takip edeceğine “tahrik ettiler” diye Alevileri yargılayıp sorguluyordu. Artık Alevilerle Sünniler birbirlerine düşman olmuşlardı. Ali Güner ve dedenin çocukları başta olmak kaydı ile birçok alevi İskenderun, Mersin ve İstanbul’a göçtü.

Kaynak :  http://aligocmen.blogcu.com/aleviler-ve-alevilik-22-28/5097263

Etiketler: / / / /

Munzur’un Dünya Mirası Listesi’ne alınması için başvuru
Dersim Barosu, Munzur Vadisi’nin “Dünya Mirası listesi”ne alınması için Kültür ve Turizm Bakanlığı’na başvuruda bulunulduğunu açıkladı.
Kenanoğlu “Dersim halkının iradesine el konuldu”
Hubyar Sultan Ocağı mensubu ve HDP 25. dönem milletvekili olan Ali Kenanoğlu Evrensel gazetesindeki köşesinde Dersim belediyesine atanan Kayyım  konusunu...
Her sabahın bir sahibi vardır!
Son yıllarda “Eyy” diye başlayan söylemlere alıştırılıyor kulaklarımız. Eskiden “Eyy” diyenler ayıplanır, insanlara insan gibi üslupla hitap etmesi önerilirdi. Okulsuz,...
Fuzûlî’nin ‘Kürtçe’ şiirleri
Fuzûlî'nin Kürtçe şiirleri gün yüzüne çıkarıldı. Kayıp şiirler, şair Selim Temo tarafından latin alfabesine çevrildi.
Yangın Ülkesinin Çocukları
Yangınlar ülkesinin yanan çocuklarıyız. Ateş sadece düştüğü yeri mi yakmalı? O hepimizi yakıyor. Sustukça daha çok yanıyoruz. Tek tek ya...
Suruç Katliamının 500. günü, dosya hâlâ gizli
Urfa Suruç’ta IŞİD tarafından yapılan ve 33 kişinin yaşamını yitirmesine neden olan canlı bomba saldırısının 500. günü.
Müslüm Doğan “Yeni devlet modelinde Alevilere yer yok”
AKP ve MHP’nin anayasa görüşmeleri sürerken, kamuoyunun ve siyasilerin tepkileri devam ediyor. HDP’nin Alevi vekillerinden İzmir Milletvekili Müslüm Doğan PİRHA’ya...
Öğrenciler, CNN Türk Genel Müdürü Aktaş’ı protesto etti
Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde "Medya ve 15 Temmuz" başlıklı bir panele gelen CNN Türk Genel Müdürü Erdoğan Aktaş fakülte öğrencileri...
Çanakkale halkı: Fıtrat değil, denetimsizlik
Çanakkale Emek ve Demokrasi Güçleri, Adana Aladağ'da ihmaller sonucu çıkan yangında 11'i çocuk 12 kişinin hayatını kaybetmesini protesto etti.
Aleviler: Aladağ Madımaktır
Diren Keser – Mersin – 30.11.2016 Türkiye yine bir çocuk katliamıyla karşı karşıya. Adananın Aladağ ilçesinde bulunan ve 34 öğrencinin...
HALEP’TE DENKLEMİ DEĞİŞTİREN HAMLE
Halep’te savaşın denklemini değiştirecek hamleler peş peşe geldi. Suriye rejimi, 2012’den beri silahlı grupların denetimindeki 12 bölgeyi ele geçirdi. Halkın...
‘Zaman aşımı’ kararına itiraz
İHD Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon ve kayıp Yakınları, 1995’te gözaltında katledilen Hasan Ocak davasına ilişkin verilen zaman aşımı kararını protesto...
Alevilere yasaklanan siyaset ve hakem olayı
Örgütlü kurumlar çerçevesinde biraraya gelen Aleviler, kendilerini aktif siyasetten hep uzak tutuyorlar. Bazı kurum yöneticileri ve ihtiyar heyeti konumundakiler, siyasi...
Edirne’ye bağlama yağdı
Selahattin Demirtaş’ın avukatıyla yaptığı görüşmede ilk talebi olan bağlamanın kendisine ulaşıp ulaşmadığını sorulan Başak Demirtaş, talebin yerine geldiğini belirterek, “İlk...
Belgeleriyle MİT’in Avrupa’daki Suikast Planları!
 “Yüksel Koç protesto mitinginde, Remzi Kartal ise uzun yürüyüşte öldürebiliriz”
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ